ÖZEL SEÇİLMİŞLER, İRAN’DA YERİNDEN OYNAYAN TAŞLAR VE ERDOĞAN (8 MART)

Oligarşik Danışmanlar ve Özel Seçilmişler yaklaşık 5 yıl önce BB‘yi dünya lideri ve İslam halifesi olduğuna inandırdılar. Hilafetin kuvvetli olması gerekirdi. Paraların çoğu bu minvalde değerlendirildi. BB yaptığı yolsuzluğu din adına yapıyordu. Dünya lideri, yarın hortlaması muhtemel vesayetlere karşı kuvvetli olmalıydı. Diktatörlerin çoğu dolar ve altın zenginidir.
Arap Krallarının zenginliği ve ihtişamı alınan dini fetvalarla BB için rol model oldu. İslam halifesi hepsinden zengin olmalıydı.
İran irili ufaklı Elkaide örgütleriyle ve Hizbullah‘la sürekli dirsek temasındaydı. Onları yurt dışında kirli eli olarak kullanırdı. Ruhani‘nin gelişiyle yeni dünya düzeni içinde rol almak isteyen İran, büyüttüğü ve geliştirdiği bu örgütleri birine pazarlayacaktı. Ruhani‘nin gelişi bir projedir. İran siyasetinde yeni bir ivmedir. A. Nejat‘ın son yıllarında Elkaide ağır ağır pazarlanıyordu.
Elkaide‘nin tüm kirli işlerini ve organizesini üstüne almaya meraklı biri vardı. Mücahit gelenekten gelen yeni İslam halifesi Erdoğan. Özel Seçilmişler kara para trafiğini yürütüyor ve BB‘ye Islam ordularına sahip çıkması telkiniyle Elkaide‘ye yardım ettiriyorlardı. Elkaide‘ye para yardımı yapan Yasin Elkadı Türkiye‘ye girişi yasak olduğu yıllarda bizzat BB‘nin konvoyu ile Türkiye‘de gezdiriliyordu. İran yıllardır desteklediği Elkaide örgültlerini Türkiye‘nin kucağına bırakarak geri çekildi. Nükleer antlaşmaya zemin hazırladı. Türkiye dünya siyasetinde İran‘ın yerini alırken İran bölgenin tek abisi konumuna gelmiş oldu.Türkiye gittikçe içe kapanan bir ülke oldu . En son açıklanan raporda Türkiye ve İran teröre destek veren ülkeler arasında zikredilse de yakında İran o rapordan çıkarılacak.
İslam halifesi BB, yeryüzünde Allah diyerek kan döken örgütlerin lideridir. Maddi ve manevi destek vermiştir. Dünya bunun farkındadır. İslam halifesi, dünya lideri, İslam adına mücahede derken paranın, makamın gücüne boyun eğen BB, ülkeyi karanlık dehlizlere sürüklemiştir. Önümüzdeki seçimler ülkenin ya 3. Dünya ülkesine dönüşeceğini ya da demokratik ve özgür ülkeler seviyesine çıkacağını belirleyecek. BB gerçekten haklıdır. Bu hukuk, özgürlükler, demokrasi ve evrensel ilkeler adına Türkiye‘nin bir istiklal mucadelesidir. BB ülkeyi avuçlarına almak adına paralel yapı bahanesiyle tüm kurum ve kuruluşları işgal etmiş durumdadır. Erdoğan Rejimi kurulmuştur.
Akıbeti doğru okuyabilen hiç kimse bunu AKP ve Camia kavgası olarak göremez. Erdoğan Rejimi kazanırsa Camia değil ülke kaybetmiş olacak.
Yiyin birbirinizi diyen ilkesiz ve dünya siyasetini bilmiyen partizanlar az geri dursun. BB‘ye Türkiye‘yi yedirmeyecekler olayın farkında

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER NEDEN KALDIRILDI? (8 MART)

Dün CB‘nin imzalamayasıyla bereber Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldı. CB bu yasayı imzalayarak hangi davalara engel oldu? BB aslında Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırtarak hangi davaların askıda kalmasını istiyor. ÖYM‘den alınan davalar yıllarca bitmeyecek. Geçen hafta Malatya savcılığının talep ettiği dosyalara Ankara savcılığı engel oluyor demiştim. Makatya‘daki davalar çöpe gitmiş oldu. Hangileri mi?
Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürütürken 1994 yılında hayatını kaybeden Kazım Çillioğlu dosyası artık neticelenmeyecek. 2010 yılında başlatılan soruşturmada Çillioğlu’nun mezarı açılmış,bilirkişi raporu olayın intihar değil cinayet olduğunu ortaya koymuştu.
Çillioğlu‘nun cinayeti çözülseydi, Ergenekon‘un en önemli ayağı ve istihbaratın PKK ile olan bağı çözülmüş olacaktı.Çözülmesi istenmiyor
Madımak katliamıyla ilgili başlatılan soruşturma rafa kalkmış olacak. Yerel mahkemelere havale edilecek olan bu dosyada çözülemeyecek. Sivas’ta 37 kişinin hayatını kaybettiği olaylara karışanlarla PKK terör örgütü arasındaki ilişki tespit edilmişti. Bunlar, PKK’nın üst düzey bir ismiyle irtibatlıydılar. Bu kişi, Alevi ve Sünnileri birbirlerine kırdıracak eylemleri organize ediyordu BB ve Öcalan arasında nasıl bir anlaşma yapıldıysa, PKK‘nın bulaştığı tüm kirli işleri BB temizlemek için yoğun gayret sarfediyor.
Muhsin Başkan‘ın dosyası, sona yaklaşmış olan Malatya ÖYM‘den alınıp Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı‘na verilecek. Her şey silinecek. Kahramanmaraş yerel mahkemeler Malatya ÖYM‘nin aldığı mesafeyi 5 yılda alamaz. Ankara savcılığı zaten Malatya‘ya belgeleri vermiyordu.
Yedi yıldır sona gelinen Zirve Yayınevi davası, yeni mahkeme tarafından görülecek. Binlerce sayfalık dosyalar yeniden incelenmiş olacak.
BB ve CB elele vererek Ergenekon ve PKK‘nın ilişkili olduğu dosyaların hepsini rafa kaldırmış oldu. Bu adamlar ne yapmaya çalışıyor?

17 ARALIK’TAN ÖNCE EKONOMİ İYİ MİYDİ? YADA EKONOMİ 17 ARALIK SONRASI MI BOZULDU? (7 MART)

İnsanların ekonomik verilere olan ilgisizliğinden ötürü, ekonomiyle ilgili insanları hep olmayan rakamara inandırdılar. En büyük yalan Türkiye‘nin dış borcu azalıyordu. IMF‘ye olan borç 426 milyon dolardı kapatıldı ama dış borcumuz 300 milyar dolara ulaştı. Halkın refahı arttı, yaşam kalitesi düzeldi deniyor. OECD yaşam kalitesi verilerine göre yaşam kalitesi konjonktürel olarak geriye gitti.
İşsizlik azalıyor dendi. Akp iktidara gelene kadar işsizlik hiç %9‘u aşmadı. 10 yıllık AKP döneminde %10‘nun altına düşmedi. Cari açık tüm dönemlerin en yüksek seviyesini ulaştı. Cari açıkla milli gelir oranı herşeyi ele verir. Avrupa‘nın en kötü oranına sahibiz. Merkez Bankası döviz rezervleri 100 milyarı aştı deniyor. Bu rezervin yarısından fazlası bildiğiniz emanet para. 20 milyarı altın rezervi.. Türkiye Dünya ekonomisinde 16. sıraya yükseldi. Sırası doğru yükseldiği yalan AKP geldiğinde Türkiye zaten Dünya 16.‘sıydı.
Türkiye‘nin 2000 yılıyla 1990 yılını karşılaştırmak ne kadar doğruysa 2014 yılı ile 2002 yılını karşılaştırmak o kadar doğru. Hukuka güven ve istikrar oluşacak düşüncesiyle ülkeye giren sıcak para çok önemliydi. Artık hukuk kalmadığına göre sıcak para hayal oldu. Halka istedikleri rakamları istedikleri şekilde yorumlayarak algı oluşturdular. Propagandayla ekonomiyi düzgün gösterdiler. Fed piyasaya para sürmeyeceğini açıklandığı andan itibaren ülke dar boğaza girdi. Babacan 8 aydır bununla boğuşuyor. Sıkıntı yeni değil
Babacan çırpınarak ekonomiyi düzlüğe çıkarmaya çalışırken, ekonomide hayaller satan Y.Bulut danışmanlığa getirildi. Tam fiyaskoydu. Faiz Lobisi kavramını bularak BB‘nin gözüne giren Bulut‘un danışman olmasının ekonomide oluşturduğu sıkıntılar yakında patlak verir. Cumhuriyet tarihinde yapılan özelleştirmenin toplamından fazlası AKP döneminde yapıldı. Ülkede satılmayan kuruluş kalmadı. Özelleştirmeden ve yabancı yatırımcıdan gelen para kaynağı kurudu. Ekonominin kötüye gittiğini Babacan çıkıp net şekilde ifade etmeli.
Ekonomi iyiyse neden halkın çoğunluğunun cebine yansıyan bir şey yok. 10 yıl önce ay sonunu zor getirenler yine ay sonunu zor getiriyor. Mücahitlikten, müteahhitliğe geçenler Türliye‘de yeni bir zengin sınıfı oluşturdular. Ekonominin iyiye gittiğini bir tek onlar savunuyor. Kısaca evindeki bütün demirbaş malzemeleri satıp dışarda har vurup harman savunan günü birlikçi bir adam görüntüsü verev bir ülkeyiz. Milyarlarca dolarlık ihale yolsuzlukları da ekonomiyi felç eden diğer bir sebep. BB Çankaya‘ya çıkıp, kurtulma ümidi taşıyordu.Olmayacak
İki yıldır M.Şimşek, A.Babacan bu durumun ızdırabını çekiyor. BB‘nin uzun zamandır haz almadığı bu adamlara ekonomiden dolayı eli mahkum… Ekonomi 17 Aralık‘tan sonra kötüye gitti tezi koskoca bir yalan. Ekonomiden anlayan bir çok uzman olduğundan artık bunu dillendirmiyorlar. Erdoğan Rejimi‘nin büyüsü bozuluyor. Sis bir dağılsın o zaman ekonomi uzmanları size bu gün yazdıklarımı tek tek anlatacaklar. Gazetelerin 24. sayfasına tv‘lerin alt yazısına müdahale eden bir BB‘nin ekonomik göstergelerle oynamadığını sanmak saflıktır.

ERDOĞAN Muhsin Yazıcıoğlu, Uludere, Hrant olaylarını neden çözmüyor?

Erdoğan Rejimi ‘Ala‘ kardeşlere camiayı fişlettiği zaman odama bir milletvekili geldi.Ona da fişlemeyle ilgili görev verilmişti. Kendisine Camia‘nın adamlarını neye göre tespit ediyorsunuz dedim. Gülerek abi teşkilattan olmayan ve namaz kılan herkesi fişliyoruz dedi. Onların yerine koyacak adamımız yok. Onun için namaz kılmayan, içki içen, kumar oynayan, zina yapmış olanlar tercihimizdir. Fidan‘ın ekibi bizi bilgilendiriyor. Verdikleri dosyalarda bu kişilerle ilgili her şey var. Kullanabileceğimiz kişiler aktive ediliyor
Söz geçiremediğimiz her kişiyi Alevi, Solcu diğer cemaat mensubu olanları Camia dosyasına koyunca BB sorgulamadan hemen onaylıyor. Oluşturduğumuz bürokrat havuzunda sadece Camia‘ya mensup kişiler yok. O yüzden kimi neden pasivize ettiğimizi pek anlamıyorlar. B.Atalay‘ın önerisiyle E.Ala göreve geldiğinden beri bu işlemleri yapan özel bir ekibimiz var ben de koordine edenlerdenim demişti. Bu milletvekili arkadaş benim kim olduğumu adı gibi bilir. Benim kim olduğumu açıklarsa kendisinin çevirdiği dolapları da açıklamış olur.

Mısır‘da Erdoğan parmağı.. Sisi‘ye nasıl zemin hazırlandı? Mursi‘yi kim kandırdı? Ihvan-ı Müslimin nasıl bitirildi? (6 MART)

Mısır‘da dökülen masum kan BB‘nin basiretsizliği yüzünden 4 parmak işareti yapan her ele bulaşmıştır.

BB‘nin gelmiş olduğu Siyasi İslam çizgisinin en önemli ayağını Arap Ülkeleri ile olan duygusal bağlar oluşturur. Hamasi duygularla Arap Ülkelerine olan yakınlık, Siyasi Islam geleneğinden gelenleri oralarda ticari ve siyasi bazı oluşumlara itmiştir. Milli Görüş geleneğinden gelen BB, Türkiye‘deki konumunu güçlendirdikçe Araplar‘ı da içine alan bir liderlik dürtüsü baş göstermişti.
Zaman zaman buna benzer ifadeler kullanır, İslam coğrafyasına sahip çıkmalıyız derdi. Mesaj alınmıştı. Danışmanlar zaafını farketmişti. Y. Akdoğan BB‘ye İslam halifesi yakıştırmasını ilk yapan kişidir. Bilerek mi yapmıştı, ağzından mı kaçırmıştı, bilemem. BB çok haz almıştı. BB‘nin her hazzı aynı zamanda bir zaafıdır. Danışmanlar bunu değerlendirmek için her fırsatı kullanırlar. Halife söylemi yaygınlaştırıldı.
İslam halifesine inandığı andan itibaren BB‘nin düşünceleri sarpa sarmaya başladı. Kavramlar karıştı.İç ve dış politikaya bakışı değişti. BB‘nin yanında uzun zamandır yer alan, partinin her türlü reklam ve tanıtım işleri yapan Erol Olçak‘a yeni bir alan açıldı. Arap ülkeleri Oligarşik Danışmanlar için en önemli ve hesabı sorulmayan alanlardan biri reklam ve tanıtım pastasıdır. Pastadan payı az alanlar darılır. Pastadan az pay alan ve Erol Olçak‘ın ne kadar büyük vurgunlar yaptığını bilen Danışmanlar soyadına göndermede bulunarak alçak Erol der.
Erol Olçak, Özel Seçilmişler‘in kadrosundan destek alarak ki en büyük destekçisi H.Fidandır, Arap Ülkelerinde pr çalışmasını güçlendirdi. BB‘nin İslam Halife‘liği güçlü algılar üzerine inşa edilecekti. Arap Ülkelerinde aylarca bu algı için görev yapan istihbaratçılar oldu. Bu kişiler özel olarak sokalarda gösteriler düzenlemeye duvarlara Arapça ‘Erdoğan‘ yazmaya başladılar. Bayraklar posterler taşıyorlardı. BB, ziyarete gittiği ülkelerde kalabalıkların içinde H.Fidan‘ın adamlarının olduğu onlarca kişi Erdoğan sloganı atardı. Poster taşırdı
Erol Olçak oradaki bütün olayları organize ederdi.Para karşılığında bazı aileler çocuklarına Tayyip ismini koyuyordu. BB‘nin diğer zaafı BB o ülkeler gittiğinde nasıl oluyorsa o aileler mutlaka karşısına çıkardı. Anlayacağınız her şey mizansendi. Erol o konuda çok mahirdi. BB‘yi halife olduğuna inandırdıkları yetmezmiş gibi olumsuz bir durum olduğunda adam kendini iyice halife sandı diye dalga geçerlerdi. BB‘nin Suriye‘de Esed‘le Mısır‘da Mübarek‘le arası çok iyiydi. E.Olçak bunu onların etrafındakilere verdiği maddiyatla sağlıyordu.
Dışardaki Erdoğan algısı tamamen devletin maddi olanakları ve istihbaratçıları tarafından oluşturuluyordu. BB gaza getiriliyordu. E.Olçak KDK‘daki bazı kişiler para karşılığında Arap gazetecilere Erdoğan‘ı öven makaleler yazdırıyor bunu gelip ona okuyorlardı. Erdoğan‘ın o dönemlerdeki konuşmalarına bakarsanız kendisini nasıl İslam Alemi‘nin lideri olduğuna inandırdığını görürsünüz. Mısır‘daki olaylar patlak verdiğinde BB‘nin Danışmanları bunu fırsata dönüştürdüler. İstihbaratçılarımız orada cirit atıyordu.
Ellerinde Erdoğan‘ın posterleri vardı. BB bu görüntülerden birini ekrandan gördüğünde keyifli keyifli gülüp bunlara destek olmalı demişti. Mısır halkına destek diye ayrılan paraların bir çoğu E.Olçak ve paydaşları tarafından kendi aralarında pay edilmişti. BB bunu bilmez. Mısıradaki olaylar durulduğunda BB, Mısır‘ı ziyarete gitti.Tarihi bir yanlışlık yaptı.Laiklikten nefret eden halka laiklik önerisi yaptı. Yıllarca parayla pulla oluşturulmaya çalışılan Erdoğan algısı bir konuşmayla heba oldu. Halkın BB‘ye ve Türkiye‘ye bakışı değişti. Mısır‘da yıllarca hizmet etmiş ve halk tarafından çok sevilen Sunni İslam geleneğinin en önemli temsilcisi İhvan-ı Müslimindir.
İhvan iktidara hazırlandığı andan itibaren H.Fidan ve adamları sürece dahil olmuş onları yönlendirmiş BB bizzat organize etmiştir. İktidara gelen Mursi‘nin en önemli akıl hocası BB olmuştur. Ülke içindeki muhalifler yanlış adımlar atıldığı kanaatini dile getirmiştir. Mursi, BB‘nin cesaretlendirmesi sonucu yıllara yayarak yapması gereken icraatlerde acele davranmıştır. Mısır‘da darbecilere gündoğmuştur. Mısır‘da dış politikayı iyi bilen her kim Türkiye‘ye darbe riskini anlatmışsa da bizimkiler tarafından bunun mümkün olmadığı söylenmiştir
BB,Mursi‘ye aynen şunu söylemiştir‘Bizden önceki siyasi irade dik duramadı dağıldı biz 27 Nisan Muhtırası karşısında dik durduk, kazandık. BB ve dış politika cambazlarına aldanan Mursi, maalesef darbeyi önleyememiş ve Mısır felakete sürüklenmiştir. Rabia kana bulanmıştır. İhvan heyetinden bazıları Türkiye‘ye son geldiğinde felaketin sorumlusunun BB‘ olduğunu zikredince Dış İşleri‘nce kovulmuştu. Mursi bir kaç kez sitemde bulunsa da artık Türkiye‘nin uzaktan Sisi‘ye küfredip 4 parmağını kaldırmaktan öte yapacağı birşey yoktur.

Bülent Arınç‘a ne oldu? Camia‘yı neden aldattı?

Erdoğan‘ı bu kadar sahiplenirken, Erbanakan‘a neden sahip çıkmadı? (4 MART)

Arınç‘ın durumuna ‘vicdanlı bir adamın intiharı‘ da denebilir, ‘halkın vicdanında idama mahkum edilen bir adam‘ da denebilir. Haksız güçlü olunca karşısında duruşunuz değişiyorsa vicdanınız yok hükmündedir. Haksızlık karşısında dik durmak bu günler için gereklidir. Arınç neden Erbekan‘a sahip çıkmadı. Karşısına dikildi. Çünkü, Erbakan güçsüz hale gelmişti. Elinden seçilme hakkı alınmıştı.
Erbakan askerin, medyanın baskısı altındaydı, partide tartışılır hale gelmişti. Elbette @bulent_arinc‘ın Erbakan‘a karşı çıkması kolaydı. Erbakan‘ın yapmış olduğu yanlışlar karşısında bayrak açmak vicdanlı olmakla değil kolaycılıkla, milleti ‘ütmekl‘e ilgiliydi. BB‘ye @bulent_arinc neden dur diyemez? BB, oyları %50‘yi bulmuş, istihbaratı tamamen kendine bağlamış, emmniyet ve yargıyı katletmiştir. BB, 7 gazete ve 12 televizyonla bir medya baronudur. Parti içinde kendine muhalif herkesin ipini çekmiş Erdoğan Rejimi‘ni kurmuştur.
8. Her iki liderinde haksız dönemine denk gelen @bulent_arinc Erbakan‘a bayrak açarken, Erdoğan‘ın bayrak sallayanı olmuştur. BB, çok güçlü. Siyaseti halkı ütmekten ibaret sanan @bulent_arinc gibi siyasetçiler her zaman en kolay yolu tercih ederler. Onun için hep 2. adamdırlar. ‘ Tayyip, Bilal‘e sabahtan gece yarısına kadar paraları taşıttımış yine de sıfırlayamamış‘ diyen @bulent_arinc suça ortak olmuştur.
Suçu bilmesine rağmen yok muamelsi yaparak halkı kandıran Arınç, İslam hukukuna ve medeni hukuku göre suçun ortağı olmuştur. Erdoğan Rejimi devrildiğinde,halk bunun nedenini @bulent_arinc‘a sorduğunda ne diyecek? Ben sadece sizi ütmek için öyle dedim mi diyecek?
Sayın @bulent_arinc Erbakan‘a bayrak açarken, Meclis Başkanı iken askerin hakaretini yerken, eşini yanında resepsiyonlara götüremezken Sayın @bulent_arinc özel harpçilerin gözetiminde ve takibinde olacak kadar tehlikeli diye adlandırılırken,Camia‘ya şirinlik yapıyordu.
Gün geldi sahili selamete erdiler. Arınç bu bedelleri öderken meğer BB servet üstüne servet yığıyor, memleketi oğluna peşkeş çekiyormuş. AK diye kurdukları partide 4 Bakan İranlı bir çocuğun önüne yatıyormuş. BB oğluyla beraber iş adamlarını kucaklarına oturtuyorlarmış. Erbakan Hoca‘sına kafa tutan @bulent_arinc birileri,8 çelik kasayla, ayakkabı kutularıyla, villalarla gündem olsun diye mi kurdu partiyi?
Devran döndüğünde ne cevap vereceksin vicdanına güvendiğimiz,göz yaşına kandığımız @bulent_arinc Dilsiz şeytan değil şeytanın dili oldun. BB‘nin ses kaydının doğru olduğunu bile bile elinde bir kağıt parçasıyla bizi aptal yerine koymaya çalışan @bulent_arinc bu kez ütülmedik. BB‘nin kirli işlerini @bulent_arinc iyi bilir. TRT‘deki 150 milyon reklam vurgununu BB‘ye iletip üstünü kapatalım dediğinden beri biliyor
Reklam pastasını BB‘nin adamı olan Erol Olçak‘la beraber BB‘nin yediğini iyi biliyor. Hukukçu, deneyimli, zeki biri. Nasıl bilmesin? Yetim hakkı yeniyor ve Arınç buna sessiz kalıyor. Bulunduğu makam buna sessiz kalacak bir makam değil. Özgül ağırlığım var demişti Hani? Arınç haramileri iyi bildiği gibi Hizmeti de çok iyi biliyor. Hizmet‘ten tek bir ferdin yetim malına el uzatmayacağını da iyi biliyor.
Doğruluktan şaşmayan, bulundukları makamda tek kuruş yetim hakkı yemeyen 10 binden fazla kişiyi sürgün eden BB‘nin yardımcısı olan Arınç halktan kaçabilse bile @bulent_arinc yarın bu kişiler Hakkın divanında davacı olacaklar ve orada kaçamayacak.
Günü geldiğinde @bulent_arinc çocuklarının, torunlarının yüzüne bakamayacağı gibi mahşer günü vefat etmiş evladının da yüzüne bakamayacak. Aslolan Haktır,Hakkı savunmaktır. Ne partidir ne cemaat. Arınç partinin selameti için tüm hakları çiğnemiş,yüz binlerin ‘ah‘ını almıştır. Partiyi ayakta tutayım diye, haksızı hırsızı görmezden gelemez,düzmece ses raporlarıyle halkı aldatamazsın, Hükümetim ayakta dursun diye hırsızlığa hukuksuzluğa sessiz kalıp binlerce masumun canının yanmasına taraf olamazsın. Ancak vicdanın tefessüh etmişse bunu yaparsın.
Partiyi ayakta tutmak insanı cennete götürmez, ama yetim malı yemek ve buna sessiz kalmak, kamu malının talanı insanı cehenneme götürür. Arınç çıkmış utanmadan‘ Senin liderine Fetoş diyorladı, örgüt lideri diyorlardı bizim dönemimizde bunlar olmadı‘ diyor. Ey @bulent_arinc siz bize‘ örgütün ele başı, Haşhaşi, virüs, sülük, itikadı bozuk,in, vatan haini, içi boş alim müsveddesi, çete+
‘Yalancı peygamber, içi boş alim müsveddesi‘ dediniz. Ey @bulent_arinc, bizi idama götürmek isteyenler bile sizden daha insaflı çıktı. Her yıl 100 binlerce gencin namaza başladığı müesseslerin kapatılacağı belgede @bulent_arinc imzası var. Demirel yapmadı sen imzaladın.
Camia‘yı bitirmek için Danışman kadrosu herkesin kasetlerini kaydetti. Bunlar en büyük şantaj aracı olarak kullanıldı. Tehdit unsurydu. İktidarlarını güçlendirmek için piyasaya sürüp Camia‘yı işaret ettiler. Oysa Baykal‘ın kasedini BB dizayn ettirmiş ve yayınlatmıştı. Dersanelerin kapatılması sürecinde, Camia‘ya mensup bazı kişiler gidip durumu tasvip etmediklerini nafile yere anlatmaya çalıştılar.
BB‘Geldiler elimizde kaset var yayınlarız diye tehdit ettiler‘ derken Arınç BB‘nin bu hastalıklı ruh haletinin en büyük savunusu oldu. Fethullah Gülen Türkiye‘ye gelirse bir şey olmaz diyor. Yüreğinizi soğuk tutun dersaneler kapanmaz demişti. Başta kendi imzaladı. BB, Camia‘ya Ankara ve İstanbul‘da savcı ayarlarken, saçı başı ağarmış Başbakan Yardımcısı‘na kim nasıl inanacak?
Ortada hak, hukuk, adalet kalmazken HSYK‘da önlem alınmasaydı ne hükümet kalırdı ne parlamento diyen Arınç bilsin onun vicdanı kalmamış. Hükümet dediğin lideri başçalan, oğlu kızıyla hırsızlık konuşan, yolsuzluğunu örtmek için yargıyı felç eden itibarı sıfıra inmiş bir yapı. Parlamento dediğin her gün mühalif bir vekilin kafasını kıran Erdoğan Rejiminin militanlarından oluşan insanlar topluluğu.
Haramzadeler yetim hakkı yiye dursun @bulent_arinc Ebu Cehil‘e methiye dizen şairler gibi güzel sesi ve hitabetiyle bizi ütmek derdinde. Hamlarla hasların ayrıldığı, maskelerin düştüğü, korkakların haksızlıklar karşısında zalimin gölgesine sığındığı günlerden geçiyoruz. Tarih,günü geldiğinde @bulent_arinc‘ı büyük bir siyaset adamının vicdanını susturup, bir hırsızın ardından giden korkak olarak kaydedecek
Erdoğan Rejimini korumak için değer miydi ey @bulent_arinc? Sana bağlı kurumlar bile sana sansür uyguluyor.

Tayyip Erdoğan’ın Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonu (4 MART)

Erdoğan‘ın futbol tutkusunu ve her şeyi kontrol altına alma şehvetini herkes bilir. Fenerbahçe onun için vaz geçilmezdir. Aziz Yıldırım‘ı planlı olarak yıpratmak için Alo Fatih ve Havuz Medyası BB‘den gelen haberleri ve manşetleri atmaya başladı. BB‘nin Aziz Yildırım‘ı istemediğini bilmesine rağmen bu kadar ileri gidebileceğine ihtimal vermiyordu. BB birkaç iş adamını ona gönderdi. BB, ‘Bu süreçte uzak durmanı istiyor. Davanın her safhasından haberi var. Fenerbahçe zarar görmeyecek Aziz‘den kurtulunmuş olacak‘ dendi.
Aziz Yıldırım‘la ilgili bir tek olumlu haberin çıkmasına müsaade edilmedi Medya komiseri Y. Akdoğan doğrudan tv‘leri arayıp kaldırıyordu. BB işin içinde Camia var ve Camia Fenerbahçeyi ele geçirmek istiyor haberlerinin köpürtülmesini istiyordu. Plan mükemmel işliyordu. A.Bakanı‘nı arayan BB, A.Yıldırım‘ın kısa sürede içerden çıkmaması talimatını vermişti S.Ergin adam beni her işinde kullanıyor demişti. FB taraftarı ilginç bir şekilde kenetlendi. Aziz Yıldırım‘ı desteklemekten hiç vaz geçmediler. Çıktığı günkü kalabalık BB‘yi delirtmişti.
Talat Yılmaz BB‘ye olağan üstü bir durum olmazsa her Cuma akşamı F.B ile ilgili rapor verirdi. Raporların bazılarını okumuşluğum vardır. Raporlardan birinde Sinan Engin‘in Aziz Yıldırım‘ı destekleme adına anlattıkları etkili oluyor, Beyaz TV yanlış yapıyor, deniyordu. A.Yıldırım‘ın karşısında M.Ali Aydınlar‘ın çıkması gerektiği kazanmasa bile zor zamanda devreye girdi adam fikri de T.Yılmaz‘a aittir. Bundan ötürü, M.Ali Aydınlar kongreye kısa bir süre kala BB‘nin özel talimatıyla aday olmuştu. Listesinde BB‘nin müteahhitleri vardı.
Kongreye sayılı günler kala Talat Yılmaz, A.Yıldırım‘la ilgili zehir zemberek açıklamalar yaparak istifa etmiş,Habertürk bunu köpürtmüştü. Kongre sabahı Bilal Erdoğan babasının talimatıyla gidip Mehmet Ali Aydınlar‘a oy vermişti. Her şeye rağmen hezimet yaşadılar. BB, A.Yıldırım‘a 7-8 ay randevu bile vermezken 17 Aralık‘tan hemen sonra Yargıtay‘ın dosyayı karara bağlaması gerçekten çok manidar oldu.
BB, Yargıtay‘ın kararına doğrudan müdahale etmiş ve Fenerbahçe taraftarını yanına almaya çalışmıştır. Şeytani planı yine ters tepmiştir. Yargıtay kararından sonra Aziz Yıldırım‘ı kahraman ilan eden BB‘nin tetikçileri bir kaç gündür yeniden şikeci ilan ettiler acaba neden? Ak Parti trolleri hala bu işin içinde Camia var diye dursun, FB taraftarı, Hırsız Tayyip Erdoğan tezahüratıyla ezberleri bozuyor.
A.Yıldırım, Hırsız Tayyip Erdoğan tezahüratına karşı çıkan ve BB‘yi savunan Rıdvan Dilmen‘le araya mesafe koymuş durumda. Fenerbahçe Başkanı, Yönetim Kurulu, Kongre Üyeler‘i ve taraftarları Camia‘yı perde ederek ele geçirmeye çalışanları net olarak gördü. BB‘nin bütün kirli işlerini ihale etmeyi başardığı ‘Camia yapıyor yalanı‘ artık yok.

OSKARLIK GAZETECİLER NİHAL BENGİSU KARACA, MEHMET BARLAS VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Riyakarlığın, mesleği itibarsızlaştırmanın, düşündüğünün tersini yazmanın Oskar‘ı olsaydı tüm dallardaki ödülü siz alırdınız. Oskarlıksınız.

Dersane meselesinin kritiğini yapma adına BB, Atv‘de programa çıkmıştı. Mehmet Barlas ve Nihal Bengisu Karaca‘da ısmarlamalardandı. Ismarlanmış olmalarına rağmen BB‘nin hoşuna gimeyen iki soru sordular.
N.Karaca Kur‘an Kursları da özel teşebbüs diye kapanır mı demişti. BB‘ye yağ çekiyordu. BB kesinlikle öyle bir şey yok diyecek ve kurslar üzerinden prim toplayacaktı. BB soruyu anlamayınca kızardı biraz. Karaca‘nın sorusuna bozulmuştu. Cevaplamaya çalışırken de bir hayli zorlandı. Okullarda Kuran Dersi verilirse kurslara gerek kalmayacaktı. Karaca hiç farkına varmadan BB‘yi kendi savunduğu yerden ikilemin içine süreklemişti. BB soruyu geçiştirmek durumunda kaldı.
Barlas da siz aslında muhafazakar değilsiniz dedi hiç beklenmedik şekilde. BB buna hiç anlam veremedi. Barlas yağcılıkta zirve yapacaktı. Barlas kendince altın vuruşu yaptı. Muhafazakar belli kalıplarla düşünür oysa siz dünya siyasetini iyi bilen evrensel düşünen birisiniz. Barlas bu minvalde açıklamalar yapınca BB nezdinde konumunu iyice sağlamlaştıracağını düşünüyordu. Ama baltayı taşa vurmuştu. Karşısındaki adam halifey-i ruy-i zeminken siz ona muhafazakar değilsiniz diyorsunuz. Barlas, bu hassasiyeti bilmediğinden saçmalamıştı. BB, bu toplantıdan sonra hepimizi topladı. Barlas ve Karaca‘ya küfürler savurdu. Bir daha bunları karşıma çıkarmayın, saçmalıyorlar dedi.
On yedi aralık operasyonu patlak vermeseydi. Barlas ve N.B.Karaca‘nın kalemi kırılmıştı.Kendini savunan herkese ihtiyaç olunca kaldılar. Barlas bir kokteylde demokrasinin askıya alınması adına BB‘yi savunduğunu söyleyen arkadaşına gülerek ‘Azizim iyi para veriyorlar‘demişti. Barlas‘ın tam arkasında duruyordum. Beni fark edince “ Bunlara böyle konuşulur, arada bir şaka yapmasak çekilmez ortam‘ demişti. BB‘nin gazetecileri 2 yıla kalmaz internet sitelerinde bile yazı yazamayacaklar, Erdoğan Rejimi onların kalemleri üzerine yıkılacak..
Barlas‘a bir arkadaşım ‘BB devrilir de ortada kaırsan‘ diye sorduğunda, Gülen anlayışlıdır özür dileriz, olur biter demiş. Ah haysiyet ah!!!

ABDULLAH GÜL VE TÜRKMENİSTAN’DAKİ OKULLAR (1 MART)

A Gül yıllar evvel Türkmenistan‘ı ziyaret ettiğinde, ona oradaki okulların mesulleri tarafından Türk okullarının sıkıntıları anlatıldı. CB‘den bir ricada bulundular, Türkmen Başı ile konuşup, haklarındaki zanların kaldırılmasını söylediler. Tabi ki konuşacağım dedi. Gül, görüşmeden sonra size bir zarar verilmeyecek rahat olun dedi Dediği olmadı, 2 yıla kalmadan tüm okulları devlet okuluna çevirdiler.
Geçen yıl o dönemdeki yaveri, Türkmenistan‘daki okullardan laf açılınca o kadar ricacı olup yalvardılar ama CB konuyu hiç açmadı dedi. Yanına özel yerleştirilen görevli kadın konusunda kendisini uyaran emniyet istihbarattakileri kovan CB, bunlar da fazla oluyor demişti. Maalesef Milli Görüş çizgisinden gelipte Hizmet‘i gerçekten seven bir tek şahıs yoktur içlerinde. Ama oy uğruna göz boyamakta mahirdirler

AKP TROLLERİ VE SÜLEYMAN SOYLU (MART 1)

AKP TROLLERİ VE SÜLEYMAN SOYLU (MART 1)
Hükümetin sosyal medyaya olan ilgisi zannedildiği gibi Gezi olaylarıyla başlamadı. İlk Suriye politikasını anlatmak için kullanıldı.
Davutoğlu ve Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü (KDK), Suriye için izlenen dış politikayı halka anlatamadıkları kanaatini taşıyorlardı. Suriye politikasında iç savaşın kızışmasına ikili oyunla getirildiğimizi çok sonra farkettiler. İran Esed‘in yanına asker depoluyordu. Özel Seçilmiş‘ler, Suriye‘deki olayı BB‘ye rapor ederlerken en kısa zamanda Esed iktidardan ayrılacak demişti. Yanılma payları yoktu. Olayların 1. ayında, özel toplantılardan birinde Davutoğlu işin kendi kontrollerinden çıkacağı korkusunu açıkça dile getirmişti.
Korktuğu gibi oldu. İran, Esed‘e yardım ederken, Özel Seçilmişler de onların isteği doğrultusunda muhaliflere yardım taşıdı. .İkİli oyun derken tam da bunu kastediyorum. BB Suriye konusunda önüne gelen her dosyayı imzaladı. Esed devrilecek, BB‘nin itibarı artacaktı. Suriye‘yi İran ve Akp Hükümeti aynı merkezden yönetilip zıt taraflarda konumlanarak elbirliğiyle önü alınamaz bir bataklığa sürüklediler. Bataklıktan nemalanan ABD ve İsrail‘in silah lobisi 3 yılda eritemediği kadar silahı bu ikili üzerinden eritmeyi başarmıştı. Bölgede arzulanan savaş ve karmaşa durumu canlılığını korurken, bölgenin tüm aktörlerine pertol konusunda her antlaşmayı yaptırdılar. Kara para trafiğini BB‘nin özel koruması altında gerçekleştiren Mit, tırlarla dilediği gibi altın, para ve silah taşıma olanağına sahipti.
BB, bilerek ve isteyerek bu trafiğe izin veriyordu, inanılmaz sıcak para akmaya başlamıştı. BB‘nin en büyük zaafı altındır. BB her şeyi izah etse bile Suriye olayları başladıktan bu güne kadar servetini kat be kat nasıl arttırdığını izah edemez? Kendini devlet hazinesine dokunmamakla avutan BB, Suriyedeki kanlar arttıkça artan servetini ne ile izah edecek? Kim fetva verecek?
H.Fidan BB‘nin devlet sırlarından ziyade işte bu sırlarına vakıf ve bu trafikten hissedardır. Tır konusu bu yüzden tüylerini ürpertiyor. Davutoğlu‘nun korktuğu olmuş Suriye politikası ellerine yüzlerine bulaşmıştı. Kendini çok akıllı zanneden Davutoğlu aptal yerine konmuştu. Algı yönetmekte mahir olan KDK‘dan İ.Kalın ve Y.Akdoğan ittifakıyla sosyal medyanın gücünü kullanmaları gerektiği anlatıldı. Suriyede kan akacak, paralar aklanacak ama sosyal medya üzerinden halka Suriye politikasındaki haklılığımız anlatılacaktı.
KDK, derhal sosyal medya ajanslarıyla irtibata geçti. Tiwiter en önemli mecraydı. Günler süren çalışmalar yapıldı. Analizler çıkarıldı. Sosyal medya üzerinde nisbeten bir algı oluşturulunca, bu gücün farkına varmış oldular. BB‘ye sürekli raporlar sunulmaya başlandı. KDK‘dan İ.Kalın ve C. Haşimi BB gözünde itibar kazanmaya başlamışlardı. BB‘nin sosyal medyadaki Alo Fatih‘i olmuşlardı. Görevi yurt dışında yaşayan yabancıların Türkiye‘ye olan ilgisin arttırmak olan KDK, BB‘nin diplomasisini aklayan bir kuruma dönüşmüştü. Gezi olayları başlayınca, sosyal medyanın çok daha aktif kullanılması gerektiğini düşünerek harekete geçtiler. Güçlerini arttırmalıydılar.
Sigorta sirketleri olan ve THY‘nin sigorta işleri kendisine ihalesiz verilerek satın alınan S.Soylu devreye girerek bu işe talip oldu. S.Soylu‘nun doğrudan sosyal medya işine talip olması KDK‘dakileri çok rahatsız etmişti. Başbakanlıkta S. Soylu‘yu seven kimse yoktur. S.Soylu Gazi Osman Paşa‘dan bir arkadaşının oğlunu, (Emin diye bir çocuk) sosyal medya işlerinin başına getirdi. Teşkilat organize edildi. Emin, kiminle iş yapmışsa onu dolandıran, yaklaşık 4 ay önce parti üyeliğinden ayrılmış her yerde AKP‘yi yerden yere vuran biriydi.
BB‘ye takdim edilen her kişinin BB hassasiyetle cv‘sini ister ve mutlaka teşkilatlarda çalışmış olmasına dikkat eder. Sosyal medya ile ilgili kime iş verildiyse S.Soylu cv‘sini kendi eliyle doldurup onları teşkilattanmış gibi göstererek BB‘yi aldatmıştır
Her işi ihalelere kendi zaviyesinden ihanet karıştırmak olan S.Soylu‘nun ‘ihanet ihalesi camiaya kaldı‘ demesi bana çok manidar geldi. Parti il ve ilçe teşkilatındaki herkes toplanarak onlara sosyal medya ile ilgili seminerler verildi. Sosyal medyadaki troller hazırdı. S.Soylu N.Times‘taki birine para vererek AKP‘nin sosyal medya timi diye haber yaptırdı. BB‘ye kendi organize etmemiş gibi gururla sundu. KDK‘dakiler Soylu‘nun hamlesini aptalca görmüşlerdi. ‘Biri bu odunu uyarsın ucuz haberlerle dünyaya rezil oluyoruz‘ demişlerdi.
Davutoğlu‘na şikayetlerini ilettiler.Partiyi kafasızlar doldurdu demişti Kafasızlar tabirini bulunduğum ortamlarda kullanmışlığı fazladır. Hep şunu düşünmüşümdür. Şeytana akıl verecek fitnecilerle, kullanılışlı aptalların partide odaklanması, partiyi nereye sürükleyecek? KDK‘nın desteğini çekmesiyle içerik üretmekte zorlanan sosyal medyadan ötürü S. Soylu BB‘den fırça yemekle kalmamış küfür de yemiştir. Akp‘nin sosyal medya timi en çok İngilizce tiwit atan ve hakaretlerine karşılık vermeyen tiwitir kullanıcılarından rahatsız oluyordu.
Zamanla kendilerini herkesten üstün gören Akp‘nin tiwiter hesapları, Bakanlara bile hakaret eden ve onları uyaran twitler atıyordu. Sümeyye, M.Varank, A.Ünal, C.Akbay bu trolleri Soylu‘yla beraber idare ediyordu. Paylaştıklarının ‘Rt‘ sayısıyla övünen basit adamlardı. Sosyal medyanın en büyük faydası, herkesin AKP‘lilerin ne kadar basit ve küfürbaz kişiler olduğunu anlaması olmuştur. BB, sosyal medyadaki hezimet ve kontrolsüzlüğe daha fazla tahammül edemeyince Soylu‘nun projesi bir kaç gün evvel çöpe atıldı.