Reza Zerrap 4 Bakan‘dan Dolayı Değil Başbakan‘dan Dolayı Bırakılacak.

Öyle birini düşünün ki dört bakanı istifaya sürükleyecek yapının mihenk taşı olacak ve Başbakan onun için hayırsever bir iş adamıdır diyecek. Yaklaşık 7 yıldır İran‘ın kara parasının aklanma merkezi Türkiye haline gelmiştir. Özel Seçilmişler ve Oligarşik kadro bunu iyi bilir.

Danışmanların ortak zaafı paradır. Mesela Mut‘a olayına hiç bulaşmamış olanlar vardır ama haram paraya bulaşmayan kalmamıştır. Oligarşiklerden ilgi alanıma en çok giren Y.Akdoğan olmuştur. Zira Başbakan’a halifeliği ilk yakıştıran şahıstır. Başbakan bu yakıştırmayı çok sever. Yalçın Akdoğan‘ın ahkam kesen haline aldanmayın parayı çok seven, bir çok paravan şirketi olan, bunun ortaya çıkmasından çok korkan biridir.

Başbakan‘ı inanılmaz stratejilerle ayakta tutmaya çalışan Akdoğan, BB‘nin kendisi için kalkan olduğunu çok iyi bilir. Bakanlar tarafından sevilen bir tek Danışman yoktur. Fakat en çok Akdoğan‘dan nefret ederler. Çünkü BB‘den sonra en çok ondan fırça yerler.

Özel seçilmişlerin çatışı Beşir Atalay‘ın başlarda onunla ilgili bazı tereddütleri vardı. Akdoğan, Atalay‘ın etkisini çok iyi biliyordu. Başbakan‘nın danışmanı olmasına rağmen her fikri önce Atalay‘a sunardı. Atalay bundan inanılmaz haz alır, herkes onun gibi olsa derdi. Beşir Atalay İran‘ın kara para trafiğinin kılcallarına hakim biridir. Hangi bakanın kullanılabileceğini çok iyi bilir.

Yalçın Akdoğan‘ı bakanlar üzerinde tehdit unsuru olarak kullanır. Özel Seçilmişlerden Fidan‘ın yetkilerinin bir kısmı Akdoğan‘a verilmiştir. Akdoğan bakanların ofisini, odalarını telefonlarını Mit tarafından özel oluşturulmuş bir yapıyla dinler, Atalay‘ın hepsinden haberi var.

Kara para trafiğinde kullanılamayan her Bakan‘la aralarına mesafe koyarlar. Kabinelerin kimlerden oluşacağını çok iyi bilirler. Yeni Kabine açıklanmadan önce sadece Başbakan‘dan başkası bilmez görüşü tamamen bir efsaneden ibarettir. Dar oligarşik kadro bunu çok iyi bilir. Bir kaç dönem önceki kabine açıklanmadan evvel kabine de yer alacakların listesi Mustafa Varank‘ın elinde dolaşıyordu. Bununla övünürdü. Başbakan‘nın telefonunu taşımakla görevli danışman Mustafa Varank bile kabine listesinden haberdar olabiliyor ama sır saklamayı bilmiyordu. Sırları, ağırlığını orada burada hissettirmek için kullanıverince gözden düştü. Sosyal Medya trollerinden sorumlu hale getirildi.

Bir dönem kabine açıklanmadan bir kaç saat evvel, Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik bulunduğum bir ortamda ben de ekranlardan öğreneceğim diye sitem etti. Yani danışmanlardan en zayıf halka bile kabineyi bilirken Bakanlar ve Parti Sözcüsü akibetlerini ekrandan öğreniyordu. Dolayısıyla Başbakan‘nın dediği gibi bir paralel yapı gerçekten vardı. Dar Oligarklar ve Özel Seçilmişler paralel bakanlar kuruluydu. Bu yapı para trafiğini ellerinde bulundururken kullanışlı bakanlar da farkında olarak ya da olmayarak onlara hizmet ediyordu.

Size bir kaç gün önce yolsuzlukta adı geçen kişilerden ziyade geçmeyenlerden korkun demiştim. Tam da kast ettiğim bu çatı yapıydı. Bakanları parmaklarında oynatan bu yapının özel kuryesi Rıza Zerrap‘tır. Zerrap kendini bile idare edemezken bu kadar parayı mı idare edecek?

Sıcak paradan Halife‘nin de ülkeye ve İslam‘a hizmet için istifade etmesi şarttı Zaten kendisi de yolsuzluk tanımını bu minvalde yapmıştı. Hiç kimse Başbakan‘nın kendisi de dahil bir gün bunların ortaya çıkacağını tahmin etmiyordu. Gücün verdiği körlükle her şeyi aleni yapıyorlardı

Yine de kendilerine zarar verebilecek ve biat etmeyeceğini düşündükleri herkesi hatta alevileri bile cemaatçi diye pasifize ettiler. Beşir Atalay‘ın bütün bu pasifize işlerinde kullandığı kişi de Efkan Ala‘dır. Efkan Ala normalde düşünce üretebilecek biri değildir. Biraz saftır. Efkan Ala bu kara para aklama pastasından değil, arsa işleri ve ihale işlerinden nasiplenir. Başbakan giderse onun da sonu olur bağırması ondandır.

Bütün çabalamalarına rağmen kirli paranın peşine birileri düşüp takip edince 12-13 ay evvel haberdar oldular. Başbakan aşırı sinirlenmişti. Bunları bulun diye bağırıyordu. Yoğun gayretler sonucu bir şeyler bulunamamıştı. Başbakan‘nın haberdar olduğundan savcıların bilgisi olmuştu. Tam bir mücadele ortamına girilmişti. Efkan Ala ve Hakan Fidan‘ın ekibi bu işin içinde camiaya yakın yargı mensupları var diye rapor edince Başbakan deliye dönmüş köklerini kazıyın bunların demişti.

Camianın insan kaynağı dershanelerdir diyen Kemalettin Özdemir‘in raporu işleve kondu. 2010 yılından beri Başbakan‘nın elindeki en büyük koz dersanelerdi Hocaefendi beni ortadan ikiye bölün ama dersaneleri kapatmayın demişti. Dersanelerinizi kapatacağız kozu camiaya sürekli ihtar edildi.

Operasyona kılıf hazırdı dersanelerine dokunduk başlattılar denecekti.

Yalnız operasyonun hemen patlak vereceğini farkında değillerdi. Savcıların bu kadar mesafe katettiklerinden haberleri yoktu. Bir yıla kadar kimse operasyon başlatamaz o zamana kadar tüm tedbirlerinizi alın denmişti. Bir çok kişi operasyondan önce kıyıma uğramıştı. Operasyon sabahı hepsi şoktaydı. Zerrap, Bakan‘ları arayıp bir şeyler olacağını ima edince korkma hiç bir şey olmaz diyorlardı.

Operasyon‘daki kilit ismlerden biri de Zerrap‘ın özel sekreteri olan kadındı. Zerrap göz altına alındığı esnada olay yerindeydi. Bir kaç gün sonra bizzat Beyefendi‘nin yardım ve talimatıyla yurt dışına çıkarıldı, bir çok kayıt onunla gitti tabi.

Başbakan dersanelerini kapatıp rantalarına dokununca böyle yaptılar dedi. Sonra bunları çok daha önce tesbit etmiştik diye kendini yalanladı. Rıza Zerrap kimin, kiminle nasıl ilişkiler çevirdiğini en iyi bilenlerdendir. Başbakan bile onunla ilgili olumsuz konuşamaz. Günler önce 15 gün içerisinde salıverilecek demiştim, Kemal Kılıçdaroğlu‘da gurup toplasında dile getirince halkın tepkisinden korkup olayı soğuttular.

Şu ana kadar Oligarşik Danısman Kadrosu‘ndan iki kişinin en yakın adamları R. Zerrab‘a gidip sabırlı olmasını salık verdi. Zerrab bunları kale bile almadı. Bizzat Danışmanlar‘la görüşmek istediğini aksi halde her şeyi açıklayacağını söyledi. Oligarşik Kadro ve Özel seçilmişler bu kapristen hem rahatsız oldu hem de korktular.Bir Bakan‘ı devreye soktular. Bakan görüşmeye gitti. Hapishane teyakkuza geçirildi tüm kameralar kapatıldı. Görüşme yaklaşık 3 saat sürdü. Dışarı nasıl çıkarılacağı kendisine anlatıldı.

Bakan‘ın anlattığı strateji bu gün gündemde olan Mit yasasıydı.Ülke‘nin akibetini etkileyecek maddeler 29 yaşında biriyle paylaşılıyordu.

Mit yasasında 3 önemli madde var.

1.Mit mensubunun mahkemelerde tanıklık yapmasını ortadan kaldıran düzenleme

2.Mit‘in belge ve bilgilerine TBMM dahil hiç bir kurumun ulaşamayacağı


3.Tutuklu bulanan yabancıların başka bir ülkeye gönderilebileceği

Reza Zerrab‘a istihbaratçıdır diyecekler, lakin Milli Irade içinde İran‘lı birinin ne işi var sorusuna henüz mantıklı bir cevap bulamadılar.

R. Zerrab şimdilik sessiz kalmaya ikna edilmiş durumda. Zaman neyi gösterir bilinmez. Allah Kadir‘i Mutlak‘tır.

  1. talhack reblogged this from fuatavni
  2. secginli reblogged this from fuatavni
  3. sonerabaza reblogged this from fuatavni
  4. denizturuc reblogged this from fuatavni
  5. zngntr reblogged this from fuatavni
  6. budageceryahulove reblogged this from fuatavni
  7. hercule16 reblogged this from fuatavni
  8. hasanbahadir reblogged this from fuatavni
  9. dinlebidakka reblogged this from fuatavni
  10. dawrazlizinnureyn reblogged this from fuatavni
  11. ynarin reblogged this from fuatavni
  12. oyununsonperdesi reblogged this from fuatavni
  13. memduh61 reblogged this from fuatavni
  14. sezaseza reblogged this from fuatavni
  15. blnyyozlem reblogged this from fuatavni